Cumartesi, Nisan 25, 2020

değişmeyen tek şey değişimdir

Hayatımın en sakin ve durağan dönemlerini geçiriyor sanırken yeni istifa ettiğimi ,hatta daha yeni bir ülkeden bir ülkeye hayat yenilediğimi, bilmem kaçıncı kez taşındığımı ,taşındığım evdeki eşyaları kaçıncı kez yer değiştirdiğimi, fark ettim. böyle bakıldığında Değişken yapıda olduğum sanılıyor ama aslında o kadar çok değişince hayat,- değişkenlik- belli bir zaman sonra “düzenli” bir hayat oluyor. Arkanızdan ” amaan nasılsa 1 yıl sonra taşınır ,başka bir işe başlar “ gibi cümleler söylendiğinde ani aldığınız sandığınız kararların aslında herkes tarafından bilinebildiği sizi şaşırtır. çünkü düzenli- rutin yaşama korkunuz aslında düzenli değişkenlikle değişik bir açıdan hayatınız olmuştur. Sonra düşünüyorsunuz , sorun sizde mi?

Zamanın borderline , depresyon , panik atak , melankolik nevroz , değişken ruh,manik depresif gibi hastalıkların mucidi sebebi tek başına elbette siz değilsiniz. Etrafınızda sorduğunuz sorulara sizinle birlikte” evet yaa “diyen bir çok kişi varken, aynı hayatın değişik paralellerinde yaşayan kişilerin gözünde sizi farklı kılan ; “sadece keşke yapabilseydim” dediği şeyi yapabilmenizdir. Sizin kaybettiğiniz taraf ise şu oluyor :

Onlar düşünerek sonuçları görebiliyorken sizde bitmek bilmez bir deneme –yanılma psikolojisi hakim olduğundan maalesef hayatınızda süreklilik arz ediyor Bu öğrenme biçimi sonucu bilseniz dahi kanınıza işlediğinden anlık mutluluk ve huzur oyununda kazanırken bütünde kaybediyorsunuz. Ve düşündünüzde nedir ki sizi değiştiren diyebilirsiniz .baktığınızda hepsi gündelik hayat! Şimdi aşağıda okuyacağınız . Her ne kadar cosmopolıtan kadın dergisi yazısı gibi dursa da, hayat çoğu kez bu med cezirler üzerinde gidip gelmeleriyle sinir bozucudur . çünkü psikoloji de çatışma- çatışma olarak anlatılan bu rahatsızlıklar bazen karakterinize yapışıyor.buyrun test edin :

Hayatınızda her şeyi değiştirmek istediğiniz anlar oldu mu?
Hamamda 40 tas su dökünüp dualar ettikten hemen sonra ilk gördüğünüze göz kırptınız mı ? Her gün işten eve , evden işe giderken ne biçim hayat lan bu !el alem ne biçim yaşıyor dediniz mi ?
kaçınız”sahil kasabasında yaşamak vardı be “ dedi bilmiyorum İçinizden söylediğiniz,herhangi bir şeyi aniden aşka gelip yapanlardan mısınız ? yoksa son anda bir kanser tanısı konulmasını ve “ölmeden önce yapacaklarım listesi”ni cepten çıkaracaklardan mısınız? “
ya biz böyle güzeliz “diyerek -koltuk tv kumanda - üçlemesi arasında mı yaşıyor musunuz?
kaç kere yeni bir hayat kurmak istediniz? ...
Her şey düzgün giderken iş ,aile ,sevgili derken aniden tek bir çizgi çektiniz kaderinize?
“nesef alamıyorum “ dediğiniz zamanlar çoğalınca kendinizi tekelleştirdiniz mi? ?
Saçınızın rengi modeli en güzel halindeyken değiştirme ihtiyacı hissettiniz mi?
Mesleğinizin zirvesine yeni varmışken hatta maaşınıza yeni zam almışken işten ayrılmak istediniz mi?
Her şeyi silip yeni bir hayat kurmak için eski hayatınızı yerle bir ederek bir hayat bozdunuz mu ?
Hayatınıza devamlı Restart yapanlardan mısınız? devamlı taşınan, evin içinde eşyaları değiştiren, arkadaşlarını değiştiren, sürekli girdiğiniz, internet sayfalarından sıkılıp bir anda “ log out “ tuşuna bastınız mı ?aman burası çok baydı.
insanlar bir tuhaf diyerek devamlı gezdiğiniz sayfalara burun kıvırdınız mı?
Kıyafet tarzınızı, dinlediğiniz müzikleri yenilediğiniz oldu mu?
Münzevi hayata mı daldınız, yoksa kendinizi sağa sola 3-4 beden büyük mü gösterdiniz?
“Seks her şeydir” mi dediniz yoksa “seks hiç bir şeydir diyerek sessiz yol mu aldınız?
bir gece de birine gönül verdiniz mi? yoksa yıllarca bir aşkın peşinden mi koştunuz? ya da her önünüze gelene hayatımda senden önce kimse yokmuş diyerek Türk filmleri replikleri mi yaşadınız?
Hiç düşünmeden bilerek kalp kırdınız mı? ya da sırf mutlu olsunlar diye bir aşk kurtardınız mı? Yoksa Denize attığınız iyilikleri bulmak için dalış yapanlardan mısınız?
Stres atmak için yalnız kalmak istiyorum diyip niye yalnızım diye ağlayanlardan mısınız?
Fight club vari bir evin taksitlerine girip sonra evinizi yakmak isteyenlerden misiniz?
Sigarayı kahveyi, sevgiliyi, bir şehri, kolayı, içkiyi bırakıp geri döndünüz mü?
Düşünüyorum da tek başıma değilim
Yukarıdaki soruların 6 sına evet diyorsanız a grubu insanınız vs. gıbı anket sonuçları bekleyenler başka bloga baksın.
Şimdilik bu kadar


tahinpekmez /30 ekim 2007

mektup















okudum son cumlelerin yankinlandi duvarsi beynimde korkunc bir hisle yandi (anladim )sevgi ask degil sana hissettiklerim । hissettigim seyler sonra sonra degisen kucuk kiz cocugunun simarik istekleriydi hep...hep ve yine gec anladim .
her ne kadar kucuk simarik bir kiz cocugu olsada icimde , bir anda suratina tokat atan yasli menapozlu bir kadin duruyor karsisinda। yanaginda biraktigi bes parmak izine bakmadan TOPLAN !!!! diyor daha da bagirarak . (anladim diyorum sana )

cunku anlamaya cok ugrastim ...
sana gelirken binlerce “ben ”le , binlerce farkli insanla tartisip geliyorum beynimde . anlamak zorundaydim.. bildim ve bildiklerimi unutarak geldim
oysa yanindayken akvaryumun icindeki nefes almasini beceremeyen balik kiziyim . yaklastikca yanima ,su yuzune cikmak istiyorum ayaklarimi sallayarak. sonra bir anda anliyorum ...ayak dediklerim aslinda solungaclarim . yigiliyorum bir yosunlu tasin ustune agliyorum gozyasim karisiyor akvaryumun suyuna gozyasimda kirleniyorum. .
sen anlamiyorsun ama ben biliyorum .ben biliyorum sana gelirken bu sonsuz ikilemleri celiskileri ,icice giren birbirinden bagimsiz paralel dusunelerimin nerede birlestigini ...
sesim kisiliyor.. nefes alamiyorum...susuyorsun diyorsun hep.. tum gevezeligimde dahi suskundum cunku ...hic birsey anlatmadim ben sana
hirsim icinde seni bulmaya calisiyordum sadece... bilemeyecegin bir yaris icine girdim ben seninle . ve neden oldugunu bilemedigim sebepler vardi .Sebeplerimi sende(!) bulurum sandim .
yazmaya basladim . uzun cumleler kurdum bildigin birkac yuz kelimeden olusan bir anda sildim hepsini . gereksizdi cunku .

Degildi !. yazmak istedigim seyler...hic biri onlar degildi .

..........................

yazamadigimi farkettim sana . gomuldu harfler klavyenin icine . guldum ....kalem kagitla daha kolaydi sanki . teknoloji milenyum devri derken dustugum su caresizlige bak .
hayati kolaylastiyordu ama yazmayi da kolaylastiriyor muydu ? oysa dusunmeyi daha da zorlastiriyordu klavye basinda oturmak .
milyonlarca insana bir ekran kadar uzaktim milyonlarca iliskiye bir harf, bir selam diyecek kadar yakin .
siirler okudum insanlarin siir anlayislarina baktim , (anladim ...)
ironikti herkes . herkes binbir kelime icine saklamisti duygularini ...ben yuregimi actim ne hissettimse tek kelimeyle yazdim sana (sanirim )...
...............
yillar var biliyorsun etrafta divane dolanisim ama ne istedigimi su gibi biliyorum artik .
Ve simdi bilgisayarimin basina gectim . umarsizca yazmaya basladim( anladim .)
Yazmamanin bende imkansiz oldugunu . her gun dolmusta yatakta , toplanti basindayken neler dusundugumu hatirladim . neler yazmak istedigimi .

Ve simdi yillardir hapishanede kadina muhtac erkek gibi isiriyorum kagidin kelimelerin omuzunu , dudaklarina saldiriyorum cumlelerin , icine girip girip cikiyorum bakir dusuncelerin . kendi beynimde kendi fikrimin irzina geciyorum defalarca . dusunceler yorgun ve islak
Oyle bir his ki bu defalarca zevkten bosaliyormus gibi yazdikca yazasim geliyor.
Geliyor geliyor .. geliyorum . A4 ekraninda bir klavyede orgazm oluyorum ve sadece yazdigim icin ...
Ne yazdigim ne onemi yokken ustelik.
Bir anda akan, kapatilmisda saliverilmis baraj suyuyum .Sikismisim megerse yillarca.... duvari asindirmisim carparak. Simdi ... simdi patlayan ve nereye akacagini sasirmis su kutlesiyim dagiliyorum her yana .. ve onumde ne varsa alip goturuyorum kendimle beraber . ve isik saciyorum enerjim ondan olsa gerek .

Saatlerce gunlerce yazabilecekmisim gibi yazdiklarim okunacakmis gibi okunanlar sevilecekmis gibi mutluyum . gozlerim kisik .
Gozlerim de bir isik parmaklarim durmuyor parmaklarim ilk defa tum harflerin yerini buluyor hizla . her harf parmaklarimin ucuna yapisiyor sanki beni yaz der gibi hizla geliyor parmaklarimin onune , karinca gibi gorunyor su an ellerim siyah klavyemin ustunde ....

Salı, Ekim 30, 2012

ALDATAN ERKEKLERİ YAKALAMA YÖNTEMLERİ -1


genel ıstek uzerıne ( kım dıye sormayın) .ama yine de tamamen unısex bır posttur buyrun daha oncekı yazılarımdan kendı kendıme  copy paste  ve edıt  3 u bır arada  yaparak ahenkle dans eden bır post ! ]
 aldatan kisiyi yakalamak icin kesfedılen bilimsel yontemlerdir ( kadinlar icin olani tarafimca gizli tutulmaktadir ) oncelikle hatun kisinin sezileri kuvvetli olmasi gerekir. olmadigini dusunuyorsa bile kendine guvenmelidir -erkekler aldatmaz teorisine bir yerleriyle gulmeyi ogrenmelidir.
-Sikistirma Yontemi vardir. erkegin yalanindan eminseniz eglenerek durumdan faydalanabilirsiniz. bu sayede daha cok sey ogrenmeniz mumkundur.orneklersek ;

misal izmir e gittigini soylemistir ama canakkale ye gitmistir
- demek hayatim bu hafta sonu ailenin yanina izmir e gittin
+ hi hi . cok eglendim ne zamandir gormuyordum bizimkileri 
- iyi yapmissin sevindim mutlu olduguna . ben de truva ya gitmek istedim kardeslerimi goreyim dedim .bu hafta
+ aa truva mi o kadar eglenceli degil 
- aa sen nereden biliyorsun sen hic truva ya gitmemistin ki ?(sıkıstırma)
+ eee sey 2 sene once bi kiz arkadasim vardi ya onunla gittim
- sen onunla assos a gitttigini soylemistin
+ ya ben onunla 2 kere gittim 
-aa ne enteresan ben hic oyle hatirlamiyorum. neyse yanlis hatirliyorum demek ki (rahatlamasına ızın verın)
- arada ya baban aradi seni nasilmis dedi .
-( okusuruk ) babam mi ?
+ hii
-Gozlem Yetenegı  ve Salaga Yatmak bu yontemler arasindadir.olasi yakalama aninda sessiz olmaniz ve basinizi sallamaniz yeterlidir.aldatilan misiniz yoksa aldatana eslik mi ediyorsunuz onemli bir noktadir. analiz etmeniz icin suc aletlerini ve delillerinizi ogrenene kadar saklamaniz gerekir.bu da guclu bir hafıza ve iradeyle mumkundur. yeteri kadar genc degilseniz tecrube de  eklenebilir.

- Yansıma: burda icki icerken bardaktaki yansimalar sizin arkanizi izlemenize olanak verir. aynalar artik herkes icin bilenen hileler olmasina ragmen hala en iyi aci ve netlik aynalar sayesindedir . arkanizi donunce onunuzdeki insanin neler yaptigini anlamizda yardimci olur ki gozlerinizi acip dik dik bakarken yakalanma riskini sifira indirir. gozleriniz bardaga dalmis numarasi da birebirdir. karsidakinin saati [erkekler buyuk camli saatleri kullaniyor neyseki ] gozlukler , kasiklar ,[ tumsek gosterir ama iyidir ], cam masalar ,tavanlar hatta soylesi ornek verirsek camsili kullanabileceginiz her yuzey bu is icin kullanilabilir. yalniz bakayim derken nesnenin icinde kaybolmamak gerekir .yok beceremiyorum diyenler ise once 3d resimlerinde calisabilir .zamanla gelistırebilir bir yetenektir panik yapmayin  
Dınleme ve Radar bu daha cok  " advanced" bir ozelliktir. gelistirilmis ve basariya ulasmis oldugunuda hemen ekleyelim . sadece zaman alabilir sabirli olmak gerekir. karsinizdaki konusurken arkadaki sesleri dinleyebilme ozelligidir .
simdi bu hassas bir durumdur. sart su : onunuzdekini dinliyor gibi yapmayacaksiniz .direk karsinizdakini dinleyeceksiniz! lakin duymak istediginiz arkada ,sagda solda duran kisinin neler dediklerini de anlayacaksiniz bu size kimseye sormadan bir cok dedikodu malzemesi kazanmaniza sebep olur.bunuda evde kendi kendinize cok sesli muzikler dinleyerek gelistirebilirsiniz . muzik dinlerken davul sesiyle bas gitari ayni anda duymak gibidir . calisin ! sonuc kesindir ..

Aptalı Oynamak eger birseyler duymak ya da duymamak icin yuz mimiklerinizi egitmesini bilin ...
yalanciliktan ote karsidakinin" ohh lan bisi anlamadi ole balik gibi bakiyor" yorumunu yapip arkasina rahat rahat yayilirken siz daha cok bilgi edineceksiniz demektir . hatta manidar arkadaslarin sizi aptal sanmasidan dolayi uzun ve ayrintili aciklamalariyla daha cok bilginin kapisini acmis olursunuz
Eglenme kafanizdan yalan uydurun , bos bir aninda nereye kadar eslik edecegini kestirin sonrasi bulunuyor zaten yalniz konusana kadar bekleyin.
-valla tebrik ederim bu aksam harikaydin.ama su barin tuvaletindeki gibi degildi (sallayın)
+ ya evet o aksam tuvalet kucuktu ondandir 
- hangi aksam ?
 serbest durus "yalan soyleyene karsi tetikte olmaktansa beni aldatmalarina izin veririm"
aldatan erkegi yakalamanin en iyi taktiklerinden biri yalan soylemesine ve devam etmesine izin vermektir
Şimdi buraya  babamın resmini yanina da annemin resmini koymak isterdim ama  mevzu karısır.
 neyle bıtırecegız  yok henuz bıtmedı vol.2 daha  var  ama nedır  gereksız bır konudur.yanı esseg yasıma geldım  bırakın guzel kardeslerım  dıyesım var... kadının akıllısı son ana kadar bekleyıp  anlayıp sesını cıkartmayandır .sahsen kendı adıma bu yazdıgım posttan sıkılmıs bır ınsanım
aylar  sonra gelen edit: bazısını ögrendim bazısını  bir yerimden uydurdum


[05.03.2007 01:42 tarihinde ASFALTINA tarafından düzenlendi]

ZİHNİ SİNİR VE PROJELERİ


Zihni Sinir ve Projeleri

Çocukluğumda GIRGIR  da en sevdiğim bölümdü. yahu ne kadar mantıklı bir bana mı mantıklı geliyor bunlar  diye diye yüzde kırışıklıklar yaptık  öğrendik ki bir nesil  kendi halinde böyle büyümüş . o zaman diliminde  benim de herkes gibi boş zamanlarımı değerlendirdiğim ürünlerim projelerim oldu  ki hep beraber madem  coşuyoruz daha da coşalım dedim:
akıllı dolap:
bayanlar icin sabah kalkındığında ne  giyinsem acaba bugün sorusuna son vermek için ;
 kendi yaptığınız kodlama ya da zevke göre  gardollabın üstünde  olası bir mekanizmaya veriler girilir .
daha sonrasında sabah tuşa bastığınızda  size direk giyilecek kıyafeti tuşa bastığınız  gibi çıkarıp önünüze   koyar . kirli kıyafetleri ya da ütüsüz olanları alarmla belirtir. ayni kıyafeti iki kere giymemeniz icin uyarı lambasını yakar .
sevgi alarmı :
bilhassa cep telefonlarıda kullanılanabilecek sevdiklerimizi 100 mt yakınımızdayken çalan alet .bunun bir çok işe yarayacağına eminim .sevgilisiyle gezen kızın babası geldiğinde kendini saklaması,aldatan kocanın metresini uzaklaştırması,eski sevgili nin alarmı çalddığında da görme ya da kaçma gibi binlerce sekilde kullanilabilir
sadece benimsin aparatı :
kaybolan ve araklanan eşyalar için parmak iziyle çalışan küçük alarm sistemi : 
devamli nereye kaybolduğunu bilemediğiniz esyalarınız [cakmak ,kalem,vs...]
icin parmak izinizle calişann böylece masanın üstünden " dur alayim nasılsa farketmez" diyenlerin kabusu olacak sizden başka kullanana haram olacak alarm sistemi(sevgiliye bile takılır )
motor taksi :

acelesi olan kisiler icin motorsikletli taksi hizmeti bir nevi kuryecilik ama burda paket siz oluyorsunuz. alternatif isimler ise; surat taksi , rüzgar taksi , acele taksi vs...
akıllı barbie
cocuklar icin barbie bebekleri seklinde yapilmis satranc oyunu [ madem çocukları barbielerden kurtaramıyoruz biz barbie yi degistiririz]. burda barbie sah , ken ise vezir olursa cocuk daha rahat anliyor.(bu urun denendi basarili)( kız çocukları olan babalara sunulur )
sarılan - uzanan portatif yumuşak erkek yastığı :

hali hazırda var boyle yastıklar diyenler için şöylesi bir açıklama yapmak isterım .bu yastıklar sadece duygusal açıdan fılm seyrederken, yalnız kaldığınızda ,sefkat istediginizde size sarılıyor hissi veren yastık ya da bu benzeri bir dekorasyon urunudur.yalnız ,bosanmıs,depresif hatunların bir numaralı yastıgı olacak sessiz gecelerde en yakın arkadası konumuna geçecektir.
hatta soylesı birsey de dusundum masaj koltugu fonsıyonu ,kendılıgınden ınsan ısısını ayarlayan ,vucudu sardıgında sıkan, oksayan ozellıklerı de olsun tam olsun
soğutan battaniye
yazın boğucu havalarında klima etkisi yapabilecek alternatif yatak soğutucu.
ateşlenen vucutlar icinde kullanim sekilleri olabilen battaniye türü.
daha bir sürü var ama bazıları belden aşağı hani buraya yazsam mı bile  diye düşündüm  siz tahmın edin ama editler yazarım  sağım solum belli olmaz...
bazısı zaten yapılmış geç kalmışım bazısını  ticari kaygılarım için kullanmak istemiyorum yapıp zengin olucam 2 tanesini  gelecekte ki işim hatta :).. böyleyken böyle işte 

RENKLER



Ana renkler nelerdir? ve siyah bir renk midir tartışmasından böylesi bir yazıyı yazarak bilen bilmeyene anlatsın  bilen de ahanda burayı  yanlış yazmışsın hemserim desin diye devam ediyorum “Sayılarla renklerin zıttı olmaz” cümlesinden  başlayan tartışmadan beni Bu postu yazmaya  getiren renk nedir  yazımızı  inceleyelim:( teknik bir yazıdır okuduk araştırdık  ordan burdan aldık emektir  diyorum lisede dönem ödevlerinden kalma bir heyecanla olusturulmuştur. çok sinirlendirirseniz tahtaya kalkar anlatırım !!! )
 ( elbette yine imece usulu  copy paste )
Renk nedir ? siyah  bir renk midir ?
"Renk ışığın meydana getirdiği fiziksel bir olgudur. Birazda psikolojik bir etkisi vardır. Işığın farklılaşması bize farklı algılamalar yarattığından, gelen ışık kaynağının yapısı, ışığı geçiren veya yansıtan malzemenin yapısı ve algılayan gözümüz olduğu için değişkenlikleri içerebilir.Yani yanılabiliriz. Bunun için renk nedir sorusuna bir yerden başlamak gerekirse renk ışıktır yanıtı verilebilir.
Işığın olmadığı yerde ne gözümüzün nede malzemelerin renkleri vardır. Yani her yer karanlık ve buna taktığımız ad ise Siyahtır. Işık olmadığı için malzemelirin renkleri görülemiyor, aslında varlar demek sonu gelmez bir felsefi tartışma içine girmek demektir.(tartısma tam bu konuda başlıyor ki  girince çıkılmıyor  lanet)
 Bu yüzden bunu basitçe ifade etmek gerekirse ışığın olmadığı yerde renk olmaz. Işık eşittir Renk olarak tanımlayabiliriz
Buna basit bir örnek verelim. Gün ışığından tecrit ( osmanlıca  kelimeler de  var daha ne edeyim )edilmiş bir odada,Beyaz bir kağıda mavi spot ışığı ile aydınlattığımızda mavi gözükür. Malzememizin mavi gözükmesini sağlayan mavi spot ışığıdır, aslında kağıdımız beyazdır. Kağıdımızı mavi yapan ışığın içindeki mavi kanalın aydınlatmasıdır. Yani ışığın içindeki renk spektumunun mavi bölümüdür. Bir malzemeyi hangi renkle göreceğimiz onu aydınlatan ışık kaynağının rengiyle değişir."
http://www.matbaa.org/renkler_hakkinda.asp(   bunun dışında photo shop sepya gibi renkler  nasıl kullanılır ve oranlarını öğrenmek isteyenler için uzay renkleri ile detay var ki advanced bir bilgidir )
doğada var olan herşey ışığı emip yansıttığı oranda renklidir.
Göz korneamız ve ışıklar bizi yanıltan  aslında  bir matrix in içine sokan  organlardır diyebiliriz. Bu durumda dünyada olmayan bir rengi algıyayamamız oldukca normaldir. Ve sadece  tek bir renk, insan beynini zorlayacak bir durumdur. Hiç bilmediğiniz bir renk yer yüzünde sistemin bozulmasına  sebep olur .
Ana renkler nelerdir? Siyah nasıl olusur ? beyaz renk midir ?
Ana renkler : kırmızımavi,sarı dır."Siyah ve beyaz" renkler arasında teknik olarak yer almamaktadır. Sekilde  görüldüğü gibi ana  renkler  ve ara renk kombinasyonları  mevcuttur.
Bu açıklamalara göre beyaz her şeydir . siyah hiçbir şey !!beyazdan doğru bir ışık kırılmasıyla bütün renkler çıkabilirken siyah  hiç  olmayan bir renktir.
Var olan siyah renk ise sadece  boya renkleri içinde  bir renk tanımıyken ışık renkleri içinde  değildir.(besiktas lıları tenzih ederim )
Zıt renkler :
Sarı ve mavi nin karışımı yeşilse yeşil de olmayan  tek renk kırmızıdır.bu durumda
   kırmızı nın zıt rengi  yeşildir 
Mavi nin: )turuncudur(sarı+kırmızı 
Sarı  nın  mordur  ( mavi +kırmızı .). zıt renkler  gözü en fazla yoran renklerdir...
ışıkla siyah renk nasıl elde edilir ?
turuncu bir nesneye mavi bir ışık gönderirseniz renk siyah olur diğer manası :
zıt renklerin ışıklarından renkler elde edilir

Luzumsuz bilgiler :
-En çabuk hatırlanan renk sarıdır.
-En zor hatırlanan renk ise mavidir.
-Doğada en az bulunan renk mordur.
-En dikkat çeken şekil/zemin ilişkisi rengi sarı ve siyahtır. 
-En az dikkat çeken zemin ise kahverengi ve yeşildir. 
-Açık ve parlak renkli objeler büyük, ağır ve uzak algılanır.
-Koyu ve doygun renkli objeler küçük, hafif ve yakın algılanır.
-bütün renklerin olduğu bir çarkı hızlıca çevirirseniz beyaz rengini görebilirsiniz(http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:ColorRotateHr.gif) linkinden  hızlı bir bağlantınız varsa  görülebilir )

[11.03.2007 00:54 tarihinde ASFALTINA tarafından düzenlendi]

REFLEKSOLOJİ , AYAK VE MASAJ


Refleksoloji,ayak ve masajı

Efenim AYAK dikkatli olunması gereken bir mevzudur. olayı ayak fetişizmine( o başkalarının postu olsun beni bağlamaz ) getirmemeniz için oturdum teknik kelimeler  ve açıklamalar  aradım ki buldum sanıyorum. Nedir refleksoloji  ayak vs..diyenlere  ben de  bugün öğrendim demek istiyorum .Rüyanda mı gördün diyenlere  ise "yahu ayak masajı , ayak yıkama ile  ilgili  biraz araştırma  yapıyordum   ..  karşıma aradığım şeyle ilgili  böylesi bir tanım çıktı"  cevabını  vererek  susuyorum :) 
buyurun  sıcak sıcak araştırmam : 
Refleksoloji’
"Refleksoloji yi,“ Ayaklar bedenin aynasıdır” sözüyle özetleyebiliriz. Daha geniş anlamda Refleksoloji, ayaklara uygulanan özel ovma hareketleriyle vucudun belli bölgelerinde bloke olmuş enerjiyi çözerek, bedenin kendi kendisini iyileştirme gücünü harekete geçirmesi olarak tanımlanabilir. Refleksoloji ‘denge’ sağlayan bir terapidir. Refleksoloji Terapisi kişinin kendisini, fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar ve kişiye doğal dengesini kazandırır.  Stres, Yorgunluk, Uykusuzluk, Migren, Başağrısı  Kadın hastalıkları, Menopoz, Regl sorunları  Kabızlık, Hazımsızlık, Sırt ağrısı, Romatizma, Siyatik, Eklem iltihaplanmaları, Sinüzit, Astım, Prostat sorunlarını  çözer..."
Ayak ,ayak yıkama  ve masajı 
  Ayak tabanı vücudumuzun diğer organlarının temsilcisi olmakla birlikte  hassas noktalarla doludur.bu yüzdendir ; Birçok organımızın refleks noktaları ayak tabanında bulunuyor Bir vücudun kilit noktasıdır thai masajlarında ilk başlanan yer "ayak" olmakla birlikte yorgunluğun  ilk başladığı  ve masajla  en rahatlanan yerdir.
 Hatta  en güzeli akşam işten gelindiğinde  bir leğen bulunur içine buz  ya da tuz ( ikisi de değişik görevler görür ) atılır  film seyrederken  pc başındayken ayaklar içinde  bıcı bıcı yapar rahatlar  sonra  kardeşinizi  döversiniz (sevgili/eş olmaz o )ayak masajı yapar cennetin kapısı  açılır ...
Ayak yıkama
Lakin ben buradan  bir başka konuya girmek isterim  hemen "ayak yıkama" ki  bu sevgi gösterimi adına  mühim bir göstergedir. "Aaa hayatta  bir erkeğin ayaklarını yıkamam "diyen bayanlara buradan sesleniyorum ( gördüğünüz gibi her zaman bayanlar için uğraşmıyoruz) 
Kocanıza  artık neyinizse ( sevmediğiniz kişiye  su bile getirmeyin  o ayrı )  "ayak yıkama  hediyesi " verin !  babalar kızlarınıza ayak  yıkamayı öğretin. bu  yıkamak meselesini de  cinsel fantezilerinde  kullananlara  höh! Öküz diyorum ) gayet  güzel ve mavi renkte bir post bu kirletmeyin (çok derin masum  hislerle yazdım gerçekten )
(  Refleksoloji tanımı içinde  ayakta bulunan  bölgeler)
Post la ilgili bir kaç ünlümüzün  görüşlerini de yazayım dedim buyrun.
magazinsel
"Ebru Gündeş eşim olacak adam buna layıktır dedi.
Sertab Erener bile erkeğimin ayağını yıkarım dedikten sonra artık ünlüler dünyasının gerisini varın siz düşünün Peki ama feminstler ne diyecekti bu yorumlara.Şimdi söz onlarda.Türkiye'nin en önemli feminst hareket öncülerinden ve kadın hakları savunucusu, Kaderin Başkanı Seyhan Ekşioğlunun ünlü sanatçılardan peşi sıra gelen bu açıklamalarını duyar duymaz tüyleri diken diken oldu.
Feminstlerin temsilcisi; erkeğimin ayağını yıkarım diyen sanatçıların bunu bir sevgi ifadesi olarak değil kültürsüzlük belirtisi olarak değerlendirdi."( yorumsuz :) )
 edit : bu postta kusur  bulanın kafasını kırar lamadan  beter suratına tüpürürüm (!)*
*bilerek yazılmıştır

Cumartesi, Ekim 27, 2012

MAZOSIST


asfaltina: March 2006

Sadizmle var olan acı cekerek haz alinan bir sapkinliktir .genellikle seksle bagdastirilmis olsa da cogu kez hayatimizin ince ayrintilarinda mazosist etkiler gormek mumkundur.

yara kabuklarini koparma, vucudunun herhangi bir yerini kesme,mum damlalariyla deriyi yakma gibi vucutta gorulesi somut aci cektirme sekilleri varken gizli mazosistlerde vardir ki bunlarin cogunlugu calisan iskolik olarak nitelendirdigimiz kisiler olduguna dair bir gorus mevcuttur.*

hic sikilmadan patronlarin sadistce anlamsiz islerine ses cikarmadan kosturan kisilerdir (bkz: secretary)
acinin ve yorgunlugun son safhasinda mutlu olurlar .

ayrica bir de ruh mazosistleri vardir. bunlari digerlerinden ayiran ozellik ise kendilerine sadistce davranip mazosist duygularini aciga cikarmalaridir.(bkz: ruh mazosisti)
aci duymaktan zevk alip , en ummadik seylerle saplantili sekilde aci cekmeye calisirlar .(bkz: fuzuli)(bkz: mevlana)
somut olan aci yi vucutta farkedip kisi durdurabilirken, ruhen yasadigi acinin belirsizligi ,acinin buyuklugunu daha da artirabilir .
kisi ruhundaki acinin son noktasini nerede bulabilecegini kestiremedigi icin mazosist yaklasimlarda en aci vereni en yogun olanidir *

bunu da genelde askta israrla yanlis insanlari secen kisilerde gorebilirsiniz. neden israrla bunu yapiyorum diye sordugunuzda ruh mazosisti kavrami aslinda tam olarak da bunu karsilamaktadir .

sekste ise sinir yoktur kadin ve erkegin haz noktalari farkli oldugundan sadist ve mazosist ciftlerin vardigi nokta bambaska bir yerdedir ve bambaska bir konudur .
(asfaltina, 18.01.2005 02:42 ~ 12.09.2005 16:26

Çarşamba, Eylül 28, 2011

KADIN OLMANIN ZORLUKLARI
















(sevdim bu kolaj çalışmalarını )

Çok uzun bir yazı olacak ama giriş, gelişmeye girmeden özeti vereyim: "kadın" teferruatlı bir yaratıktır:)
Ömrüm kadınlar arasında geçtiğinden ; Erkekler dünyasını çok bilemem lakin kadın dünyasına uydu bile yollarım.

Geçenlerde babam traş olmaya gidecek, söylene söylene yürüyor. Aramızdaki muhabbet:
-şanslı olsaydım anam beni kız doğururdu .. Yok tıraş ol, yok anana para yolla, yok sizin okul masrafları...
+ eee, devamı?
-...??!!
+yani bu kadar sebep yüzünden mi ağlıyorsun?
 annen yetmez mi ? diyerek bitirdi cümlesini ama bu post dışı

Düşündüm sonra, erkek olmak ve kadın olmanın zorlukları nedir diye? Yani ilişkiler filan değil , bir vücutla doğuyorsunuz, o vücuda alışıyorsunuz, ona bakıyorsunuz, onunla kendinizi öğreniyorsunuz ,kusurlarınızı fark ediyorsunuz.  Hatta o kusurları kapatmak için  çabalıyorsunuz.

bir  kadın olarak dünyanın en estetik yaratığı olmanın bedelini günlük hayatta çok ağır ödüyoruz. Çünkü derdimiz sadece "başkası" değildir. Bir kulede kapalı kalsak, her gün aynaya "bakıp kilo aldım" diye üzülebiliriz. Okitaplarda geçen .” Venüs “klasiği gayet doğrudur. Biz kendimize aşık yaratıklarız. Bir erkekle buluşurken hazırlanmamızla, bir kadının yanına giderken hazırlanma arasında pratikte bir farklılık yoktur hatta belki kadına giderken fazlası vardır.

Hadi canım abartma mı diyorsunuz? Bakınız bu kısa hayatımızda nelerle uğraşıyoruz.? ve bunun için ne kadar çok para kazanmak zorunda kalıp,  ne kadar çok zaman harcamak zorunda kalıyoruz !! yapmayalım mı ? Mümkün mü o zaman da kadın hissetmiyoruz : (

Nelerle mi vakit geçiriyoruz ya da geçirmek zorunda kalıyoruz. buyurun:

KUAFÖR:
öncelikle kuaförlere saygıdan ötürü tüm kadınlar adına teşekkür etmek istiyorum sanırım kuaförler bu dünyanın en tehlikeli meslek grubuna ait insanlarıdır. Kadının tek bir şeyine zarar verin öldünüz  :)
şimdi burada harcadığımız zamana  geçelim :

Manikür/Pedikür(süre: 45 dk ) ayda bir yapmak zorundasınız bir kere yapmanız manikür ve pedikür bağımlılığına girmenize sebeptir. ojeler, tırnak kırılmaları, törpüler el, bakım kremleri off off !bitmiyor tükenmiyor

Saç ( süre:1-4 saat) "Ben –Hur" diye bir film vardı, adam gücünü saçından alıyordu. ahanda! Kadın da tam olarak böyledir. Kadınların en manyak olduğu şey saçıdır .( ayrı bir post bile yapılır bundan )

Beyazları boyamak zorunda kalırsın, moda değişir perması, balyajı, kesimi, rengi, kırıkları, fönü, düğünü olur modeli, şampuanı vs.. milyon ayrıntısı var bunun. Sırf kuaförde bir sac boyamak 4 saattir. İş o ki, kuaföre gelen kadar düşünme zamanı bile ortalama en az 6 aydır.Saç detayını ünlü bir düşünürün şahane cümlesiyle özetleyebiliriz :" kendimi saçım güzel olduğu zaman güzel hissediyorum "...

Ağda / Epilasyon(süre :2 saat) : burada durmak lazım .en lanet şeydir bu! İnsan vücudunda kıl çıkmayan iki yer vardır: avuç içi ve ayakaltı ( 14 yaşında buldum ben bunu ) kaymak gibi (erkek tabiri ) Bir ten için pürüzsüz olmanız gerekir bunun için ne acılar, ne paralar, ne dertlerle uğraşırsınız … En iğrenç derttir. Sıkıntılıdır .. erkekler içinde kadınlar içinde

Spor /Rejim ( günde 1 saat/ 24 /7) herkes bir monica belluci , heidi klumm doğmadığından var olan vücudumuzu şekle sokmak için istediğimiz kıyafetleri giymek için ,kendimizi mutlu hissetmek için spordu rejimdi anamız ağlar .buna rağmen erkeklerden hakaretler yeriz .

Makyaj malzemeleri ve bakım kremleri ( her sabah 10 dk akşam 20 dk )

Ruju, göz kalemi, rimeli, yüz nemlendiricisi göz temizleme kremi bitmez bu .. bir sürü seyi hem seçmek hem satın almak hem bunun problemleriyle uğraşmak zorunda kalıyoruz. 30 a doğru yüz çizgileri filan da dert olmaya başlayınca devreye kremler de giriyor tuvalet masasının önü baştan sona size ayrılıyor.

Parfüm : temiz ve etkileyici kokmak her zaman parfüm sıkmasanız bile bir koku bulunduruyorsunuz  parfüm fiyatlarını buraya yazmayalım yazıp sinirlenmeyelim !.

Anne ( forever) bunu yazmak istemedim ama anne olmak da başlı başına bir sorumluluk ve kutsallığı olan bir kadın görevi. buraya o yüzden pek yakışmıyor ama kadın doğuştan anne olmaya programlı doğuyor, sonra atıyor üstünden yavaş yavaş . Ve bunun savaşını veren veriyor,vermeyen mutlu mesut,çocuklarıyla hüküm sürüyor en güzel sarayında …

Ve bunun vakti tamamen mevzu dışıdır .

Regl: ( 12 gün min.) yaşadığınız ve yaşattığınız psikolojik travmaları geçtim, ağrıları, pedleri, korunmalarınız ağrıları, sancıları kan hastalıkları, günleri hapları hapların yan etkileri oyyy !

En kötüsünü yazayım ayın 17.gününde başlar bunun tantanası, bel ağrısı, göz ağrısı, iç sıkıntısı tatlı krizi, üşümesi, karın ağrısı 10 gün devam eder,4 gün offline olursunuz geriye bütün bir ay içinde toplam 1 hafta süper geçer (bazı adi kadınlar vardır bu belirtiler olmadığı gibi ortalama 4 günde yaşar ve biter  biz onlara küfür ederiz geçer burayı bağlayan kadınlar değillerdir )



TEKSTIL – ALIS-VERIS ( bir ömür )
 regl zamanı hırsımızı aldığımız ayrı bir dünya burası. Kadının afyonudur derler alış veriş için. ama nasıl olmasın? nasıl olmasın? En zor şeylerinden biridir alış veriş kısmı. Aldığınız her şeyi  incelemek, denemek icap eder . her ayrıntıyla  güzel görünmek için uğraşmak gerekiyor . denemek , giymek ,bakmak, düşünmek gerekiyor  cünkü 2 mememiz , ince olmayan belimiz popomuz var. her yanımız kıvrım kıvrımken kıyafetleri bu kıvrımlarda  nasıl viraj aldığını  görmemiz gerekiyor . ee bu da evet  deneme kabinlerinde dakikalarımızı  alıyor .
nasıl saatlerce alış veriş yapmayalım ki size bile sorsak fantezi için ne giyeyim kırk şey sayıyorsunuz. bu Kadar çok çeşit varken neyi alacağına karar vermek öyle zordur ki, bide yok dekolte olmasın ucuz görünmesin. siz gibi kalas değiliz ki bol kıvrımlıyız . her cm i düşünmek zorunda kalıyoruz.

Siz bunlarla uğraşmıyorsunuz bir de bizi düşünün

Ayakkabı/ canta ( 1-2 saat /değişik ) . Ayaklarımızı güzel gösterecek bizi tam yapacak her şey ilgi alanımızdadır. bir nevi erkeklerin araba, futbol sevdası gibi. Çünkü milyon elbise alırız ayakkabı uymuyorsa o kıyafet giyilmez! .nedeni de hemen şöyle bilimsel açıklayayım;
 **Yılın modası önce o senin ayakkabısına uyarlanarak ortaya çıkar siz erkekler dikkat edin genelde önce ayakkabı sonra ona uygun tshirt kot vs.. alınır . bu bizim tekstil de önem verdiğimiz ayrıntıdır. Hele bi düşünün! Kadın nasıl vermesin? Milyon çeşit elbise alternatifimiz var

Canta kemer gibi akseuarlar da uzun mevzudur .

İç çamaşır: ( 45 dk ) yok göğüsleri büyük göstersin yok küçük, yok iz bırakmasın , yok hijyenik olsun fantastik olsun elbiseyle aynı renk olsun şu olsun, bu olsun dünyanın parası gidiyor bu sektöre …hep diyorum erkeklerle ortak paylaşılmalıdır ki  bu harcama bir onlara yarıyor . saatlerce düzgün bir şeyler aramak zorunda kalıyoruz

Kıyafet( bazen 1 hafta bazen 1 gün 1 saat ya da 1 dakika ) sıra aldığımız  kıyafetlerın son kullanım tarihlerinin geçip geçmemesine kaldı. sabah kalkıp  2 ay önce aldığınız elbiseyi üstünüze geçirdiğinizde fermuarı çekemediğinizi gördüdüğünüzde artık  dönüşü olmayan bir kara deliğin içine düşüyorsunuz. burayı anlatmak  dahi istemiyorum :(

Takılar( 20 dk ) pırlanta altınları geçtim yine siz erkekler bile ilk hediye dendiğinde bunu alıyorsunuz. biz nasıl vakit harcamayalım ...

Aklıma gelmeyen milyon şey var fal, sohbet, dedikodu vs.. bunların hepsi ya da hiçbiri olabilir. ama şurası kesin ,hangilerini yapıyorsanız yapın, kadın olmak meşakkatlidir.

Beyoğlu’nda öylesine yürüyen bir kadına “ vay anam taş gibi derken” o allah vergisinin üstüne ne kdv ler binmiştir biz biliriz. .. öyle paketten çıktığımız gibi salınamıyoruz: maalesef ( en doğalımız bile kına yakıyor , sürme çekiyor zordur yani kadın olmak ..

Bunun feminizmini, toplum baskısını, psikolojisini, dayağını , annesini , gördüğünüz üzere geçtim. belli bir kısım için sırf kadın olmak için neler gerekebilir onu yazdım ..yoksa gerçekten "kadın olmak" diye bir tanım var ki buraya konulan bu cosmopolıtan fotoğraflarından ve ayse arman kadınlarından 20.000 fersah uzaktadır . amacımız eğlenmek olsun dedik zengin işi yazdık ..

bunu sabah bir de babama okutayım

şimdilik böyle bir şeyler ..


[09.07.2009 13:18 tarihinde ASFALTINA tarafından düzenlendi]