
okudum son cumlelerin yankinlandi duvarsi beynimde korkunc bir hisle yandi (anladim )sevgi ask degil sana hissettiklerim । hissettigim seyler sonra sonra degisen kucuk kiz cocugunun simarik istekleriydi hep...hep ve yine gec anladim .
her ne kadar kucuk simarik bir kiz cocugu olsada icimde , bir anda suratina tokat atan yasli menapozlu bir kadin duruyor karsisinda। yanaginda biraktigi bes parmak izine bakmadan TOPLAN !!!! diyor daha da bagirarak . (anladim diyorum sana )
cunku anlamaya cok ugrastim ...
sana gelirken binlerce “ben ”le , binlerce farkli insanla tartisip geliyorum beynimde . anlamak zorundaydim.. bildim ve bildiklerimi unutarak geldim
oysa yanindayken akvaryumun icindeki nefes almasini beceremeyen balik kiziyim . yaklastikca yanima ,su yuzune cikmak istiyorum ayaklarimi sallayarak. sonra bir anda anliyorum ...ayak dediklerim aslinda solungaclarim . yigiliyorum bir yosunlu tasin ustune agliyorum gozyasim karisiyor akvaryumun suyuna gozyasimda kirleniyorum. .
sen anlamiyorsun ama ben biliyorum .ben biliyorum sana gelirken bu sonsuz ikilemleri celiskileri ,icice giren birbirinden bagimsiz paralel dusunelerimin nerede birlestigini ...
sesim kisiliyor.. nefes alamiyorum...susuyorsun diyorsun hep.. tum gevezeligimde dahi suskundum cunku ...hic birsey anlatmadim ben sana
hirsim icinde seni bulmaya calisiyordum sadece... bilemeyecegin bir yaris icine girdim ben seninle . ve neden oldugunu bilemedigim sebepler vardi .Sebeplerimi sende(!) bulurum sandim .
yazmaya basladim . uzun cumleler kurdum bildigin birkac yuz kelimeden olusan bir anda sildim hepsini . gereksizdi cunku .
Degildi !. yazmak istedigim seyler...hic biri onlar degildi .
..........................
yazamadigimi farkettim sana . gomuldu harfler klavyenin icine . guldum ....kalem kagitla daha kolaydi sanki . teknoloji milenyum devri derken dustugum su caresizlige bak .
hayati kolaylastiyordu ama yazmayi da kolaylastiriyor muydu ? oysa dusunmeyi daha da zorlastiriyordu klavye basinda oturmak .
milyonlarca insana bir ekran kadar uzaktim milyonlarca iliskiye bir harf, bir selam diyecek kadar yakin .
siirler okudum insanlarin siir anlayislarina baktim , (anladim ...)
ironikti herkes . herkes binbir kelime icine saklamisti duygularini ...ben yuregimi actim ne hissettimse tek kelimeyle yazdim sana (sanirim )...
...............
yillar var biliyorsun etrafta divane dolanisim ama ne istedigimi su gibi biliyorum artik .
Ve simdi bilgisayarimin basina gectim . umarsizca yazmaya basladim( anladim .)
Yazmamanin bende imkansiz oldugunu . her gun dolmusta yatakta , toplanti basindayken neler dusundugumu hatirladim . neler yazmak istedigimi .
Ve simdi yillardir hapishanede kadina muhtac erkek gibi isiriyorum kagidin kelimelerin omuzunu , dudaklarina saldiriyorum cumlelerin , icine girip girip cikiyorum bakir dusuncelerin . kendi beynimde kendi fikrimin irzina geciyorum defalarca . dusunceler yorgun ve islak
Oyle bir his ki bu defalarca zevkten bosaliyormus gibi yazdikca yazasim geliyor.
Geliyor geliyor .. geliyorum . A4 ekraninda bir klavyede orgazm oluyorum ve sadece yazdigim icin ...
Ne yazdigim ne onemi yokken ustelik.
Bir anda akan, kapatilmisda saliverilmis baraj suyuyum .Sikismisim megerse yillarca.... duvari asindirmisim carparak. Simdi ... simdi patlayan ve nereye akacagini sasirmis su kutlesiyim dagiliyorum her yana .. ve onumde ne varsa alip goturuyorum kendimle beraber . ve isik saciyorum enerjim ondan olsa gerek .
Saatlerce gunlerce yazabilecekmisim gibi yazdiklarim okunacakmis gibi okunanlar sevilecekmis gibi mutluyum . gozlerim kisik .
Gozlerim de bir isik parmaklarim durmuyor parmaklarim ilk defa tum harflerin yerini buluyor hizla . her harf parmaklarimin ucuna yapisiyor sanki beni yaz der gibi hizla geliyor parmaklarimin onune , karinca gibi gorunyor su an ellerim siyah klavyemin ustunde ....
4 yorum:
Değildi . Hissettiğim şey aşk değildi. Ya da bana hissettirdiğini sandığı şey baska bir şeydi .ve Adını asla bilemediğim. Ben bir gece vakti, bir anda vurunca yelkovan, akrebi tam kalbinden dayanamadım ,. koştum.. saatlerden korkup sana koştum . saatin basit tıklardan beynimi delen Tak! lara döndüğü an dayanamadım dedim geldim . sen gayet sakin tüm zamanların sessizliğinde o kadar sessizdin ki ben coşku aradım
Ben , benim içinde olan şeyden farklı bir şey aradım sende. Ama dedim elbet bir yerlerinde gizli bir güç var senin . kolay değildi sana, her korktuğumda , nefesim elimde koşmak.
Bir şeyler var dedim senin içinde bana ait olan onu paylaşmak istedim sadece ben le alakalı olduğu için . hiçbir şeyinle ilgilenmedim ben . ne uzun gecelerde gebe kaldığın bin bir düşüncelerinle ne de bitmek bilmez hayat felsefenle. ben kırmızı bir his aradım . İçimi maviye, yeşile çevirecek kırmızı bir his aradım sende.
"Renk cahili" yüreğinde renkler aradım zavallı günlerde.
Ben aşk dedim, delirmiş ağızlarda duyduğumda , merak ettim . ne olduğunu anlamak için korkunç bir savaş başladı .savaşı başlattım aşka doğru..
Sonra sen çıktın karsıma sen bitmeyen bir dünde , ikinci sabahımın ilk dakikaların da , tam yılmak üzereyken her şeyden , aslında sen mi karsıma çıkmıştın yoksa karşılaş mıydık kör bir odada hatırlamam uzun sürer bilirsin .ama senin öylesine güçlü öylesine barışçı ruhunun yanı sıra ,yüreğindeki kalkanın, elindeki kılıcından keskin sözlerinle her şeyinle savaşmaya hazırdın karsımda.
Ne yılmaz bir savaşçıydın sen! Aşktan güçlü aştan karmaşıktın benim için bir savaşta sana başladı içimde yenecektim seni. Seni , senin tüm silahlarınla vurup gidecektim kanlı alanlarımızdan .
İnatçıydım. Hayatında gördüğün en dayanılmaz sabırla savaştım seninle sen seviştiğimizi sanırken . Kaç saat surdu aramızda sessiz bakışmaların gurultulu tartışması,kaç saat kollarını unuttun kollarımda ? Çok sürmedi hatırlıyorum . Bir anda çekmiştin çünkü .
Anladım, savası kaybetmiştim. Yaptığım her taktiği bilircesine , dahi bir general gibi sinsice yenip mahkumluğuma esir edip yolladın uzağındaki sürgünlere .
Aşkta kaybetmiştim seninle olan savaşımda da tüm savaşlarımdan yorgun yalnızlığıma sığınıp , yolculuklarıma döndüm. Yolculuklarda yeni bir hayat kurmak için yeni kararlar aldım barış isteyerek bitkin yüreğimde. Delirmiş ağızlardan ve kırbaçlanmış egolarımdan uzakta barış dolu bir hayat istedim. Kilometreler yetmedi. Döndüm aynı yollarda ,adımlarımı yavaşlattım.Dönen tekerleklere baktım hızlıydı istediğimden hızlı ve acımasız. Odama kapandım sessizliğimi dinledim. Kolları düşündüm askı düşündüm.
Yalnızlığımı düşündüm .
Seni düşündüm ...
kimdi aşık olduğum ?
beni düşündüm...neydi aşık olduğum ?
Ellerime baktım tamam işte buldum dedim içimdeki yılanı . hatırlamaya çalıştım neydi beni ağlatan? ellerimdeki bu ıslaklık neyin ardından dökülmüştü avuçlarıma?
Sebeplerimi kaybettiğimi anladığım an suskunluğum oldu. benim burada oluşum böylesine sessizliğe gömülüşüm adiceydi . zaman adiydi ama kader acımadı dedim.cumleme guldum...
Ben ve aşk dedim nerdeyiz?
Bıraktım her şeyi yaşamaya çalışıyorum yalnızlığımda ve yolculuklarımda.
Ben , ben ,ben , ben ........ Aşk ,aşk! ask !!!
Sıkıldım, sıkıldım aramaktan .
Soracaksan eğer yaşanan ölüm gibi ne olduğu belirsiz, neler olacağından habersiz , duygularımın başı bos savrulmalarını izliyordum . Kolların sahibi zaat ne oldu bilmiyorum derken bir ses geldi bir kaç gün önce . Beni sordu.
“Hala hatırlıyor , unutmamış “ cümlesi geçti ilk önce aklımdan sonra derinden kendime güldüm .
Sevişirken savaştığımı bu yüzden kaybettiğimi söyledim.İmkansız iki zıt bir arada olmazmış gördüm dedim . Öyle pişkin cevap verecek korkusu sararken beni, sesi avcıdan kaçan yavru bir tavsan gibiydi.“ Savaşan tek sen değildin ve sen yendin.Ben yenilgimi sakladığım için kazandım“dedi, suçluluğunu tüm sesine yayarak.
Neden? Kahretsin gözlerimde bu nereye , neden yağacağını sasırmış gozyaslari vardı anlamadım bir garip telaş, bir garip hüzün çamuru çöktü içime . icimi daha lackalastiran agirlik yapan kirli bir hisle beraber.
Her şey değişir miydi ? adi bir savaşçının yaptığı hilenin sonucundaki yenikliğimin ardından yasadığım onca şey ,yasadığım onca çöküntü kalıplaşırken erir mıydı tekrar? Yıllar önce ben kazanmışım ? ruhum yenilenir mıydı?
Sustum ....
telefon paraları bir bir aktı sessizce ve ağırlığınca. ben nefes almadım.sustum O korkuyorum dedi . ASK tan bahsetti. yoksa onu da mı kazanmıştım ben yıllar önce? madalyamida mi saklamısti ?
Kazanmış mıydım? Kazandığım şey aslında artık asla kazanamayacağım bir savaşın armağanıydı. Ben alıştırmıştım kendimi. hiç kazanmadım öyleyse dedim
Telefon ellerimde, ellerimin sıcaklığında ıslandı kaydı avuçlarımdan . sen kazandın dedim
arama beni...
Derin bir boşluk oturdu içime en rahat koltuğuma yayılarak. Şimdi ne halt edilir?
Beynimde alıştırdığım hücreler, küçük bir kutuya yıllardır sarmaladığım duygular, şimdi ne dusunur ?
İşte aşk, işte ben ! daha ne kadarsoru soracagim ? daha kac tane sorum olacak ?bilmedigim neler cikacak karsima ? kimden hesap soracağım ?
ve ben olsaydım onun yerinde, benim aklıma gelseydi bu ,hainlik yapmaz mıydım ?
(Yapardım)
Yıllarca onun gibi içimde ezikliğini hissederek yasardım. Bir telefona sarılıncaya kadar yasardım ,suçluluğumu sesime gizleyip, bir telefona kadar yasardım.Tıpkı onun gibi…O her şekilde kazanmıştı !
Ve sonunda rahatlatıp içimi, yollarıma geri döndüm .
Her sesten uzak, her meraktan uzak dinleniyorum , dinlenerek yasamaya çalışıyorum, mutlu değilim, hiç olmadım da zaten.Ama huzurlu olmak … işte bunun için her şeyi yapıyorum, aştan uzak bana yakın
gozlerinden opuyor opuyorum :)
12,01,01
İSTANBUL
binlerce adamla sevisip sabahlara kadar , hic bir sey hissetmeden uyanabilirim sabah . hissedecegim sey ise en fazla yanimdakinin igrencligi olabilir . o yuzden karanlikta olmali en terli sevismeler ki sabah yatakta bir sey hissetmeyesin.
...........
sarhos olamiyorum....
denedim . ictikce herseyi ,ictigim hersey icimde yilanimsi bir edayla dolanip binbir yerimden sokuyor sanki. Zihnim oyle acik oyle net ki . visne vodkanin agzimda biraktigi o tad midemden cikmis gibi . kusacakmisim gibi ama kusmak istedigim seyler sadece kelimelerim .
eskiden cok eskiden , gencken ve daha acilara karsi boyle bir durusum yokken .
daha acilara dayanabilecegimi sandigim yillarda -ki hakliymisim dayanabiliyor musum -,
yuregimden cikartip elimle ,acilarimi yollara atip savururdum .savurdum hepsini yollarima .
simdi acilarimi yollardan topluyorum. Ayni yollara donusum oluyor eskiden biraktigim tum o kucuk yesil taslarim parlakliklariyla gozumu aliyorlar birbir , bir telasla topluyorum hepsini .
Buydu : tum hayatimda yasayip yasayabilecegim sey .
“Cok kuccukken biri vardi yan sinifta , guzeldi degisik gozleri vardi nesi degisikti bilmiyorum . belki petrol yesili olusu belki de gozlerinin icindeki goz sinirlerinden birinin beni gorememesiydi bilmiyorum . gunlerce elimde defterler bir hizla kosardim okula .
Hayallerimi hatirliyorum ;
bana bakacakti aniden ben ona bakacaktim . konusacaktik once uzun uzun ...sonra yolda yururken aniden elimi tutacakti..oysa ne olabilirdi ki o zamanlar “ uzun uzun konusacaklarimiz ” komik !
Tum hayalim buydu tum sevismemiz aniden elimi tutusuydu . kucuk bir kiz cocugunun ruhsal orgazmiydi hissettiklerim .
Hatirlarim yagmur yagiyordu siniftan cikmis ustumdeki kirmizi balon paltoya deli gibi tutunmus bahcede dolaniyordum . o gun nasil bir gundu hatirlamiyorum ama cumlelerim yillardir beynimde tekrarlanir .
“Hep boyle olacak hayatim hep boyle gececek birinin ardinda bekleyip onu izleyerek gececek !!”
Kendi kaderimi kendi zehir cumlelerimle kurmustum kimi suclayabilirdim ki ?”1997
cok sey degismedi o zamandan bu zamana . hala icimde boyle bir ruhsal orgazm ariyorum. Onlarca erkek tuttu elimi , konusmadan ve bir yerlerine goturerek .isim buydu cunku .konusmadan , opusmeden , sevismenin aci zevkine vardim belki boyle haz aliyordum farkinda olmadan . belki beynim baska turlu bir duyguyu anlamayacak kadar egitmisti kendini kim bilebilir ki ?dunyamda olmayan bir rengi gormeye calisiyordum.gozlerim kordu
Ruhum orospu demiyorum ama her yanimin kirlendigini hissediyorum ruyalarimin ellerimin sozlerimin...
o dibinde temiz bir kalp var diyenlerin aksine kalbimin en dibinde ulasamayacaklari sandigim en derin hislerimin saklandigi kirmizi elmanin icinde curukler basladigindan beri kirliyim .
Sana en icten ama en icimden bir daha asla giremeyecegim kadar derinlerden bir yerlerden yaziyorum .ne cikar ne cikmaz bahtima diyerek okumalisin hatta .
Kalemim kuregimle ne varsa atiyorum o kara hendekten disarilarima
Ve cikardigim seylere bakmadan . verimli bir toprak degil kazdigim biliyorum , biliyorsun .
Bir mendillik bile hayatim yok . dinleyenelerin sevecegi aglayacagi acikli bir hayatim yok . olmasini da istemedim. Kotu olmayi seviyorum ben bosuna yok sen iyiydin seni ezmisler gibi basit cumlelerle gelme karsima . dinlemeyecegim cunku .
Kirlendim ama kirlenen sey ne kadar temizlenir bir dusun .
Belki , belki bahsettigin seydim eskiden .ama degilim artik , degilim !!!
Birakip gittiginde beni , grilesmistim ben . sonra “ara ne olur ara ”dedikce karalastim ben . sucluyor degilim ama ilk gunumu soracaksan o gundu .o sana geldigim gundu .belki de bu hale gelecegimi bilerek geldim sana . Suclu aramaya geldiysen kimsenin adini vermeyecegim liste tutmadim kendiminkinden baska . vuruldukca her defasinda kendi adimi yazdim yere kanimla .
Kendini suclayacaksan illa o da benim isim degil ister agla ister at kendini asagi , seni yargilayacak degilim .affedecek hic degilim . ceza niyetine bir cumle benden sana hangisini secersen sec sevmeyeceksin beni
Affetmek ne garip kelime , affedebiliyor mu insan her zaman ? gercekten ! Gercekten !
Seni affedebildim mi bilmiyorum bana sorsan beni, sana hic kizmadim ama baktiginda sanki yillarin kinini tutmus, her dedigine beddualar etmisim sanki .
kiliseye gittim bir gun ki inanmam oyle seylere bilirsin ...ama insan inanmak istiyor bazen .... insan degil hatta kadin !!! inanmak guvenmek istiyor
Acisi ciksin istiyor icinden ,birilerinden ,o erkekten o erkegin sevgilisinden , sevgililerinden ...
Birilerinden hesap sormak istedim .. bazen gozlerimi kapatip beni dusun dedim ! delice ,saatlerce beni araman dusunup pisman olman icin tum enerjimi gozlerimin icinden topladim . aramadin .sonra sonra iste tanriya donmeye basladim dualar ederken yakaladim kendimi dua bile degildi hatta NEDEN ? dedim soracak kimse olmadigindan tanrinin adini attim ortaya tanriya kufur ettim yetmedi ... yetmedikce hirsim, intikam cicegim daha da buyudu icimde acizlestim zavalli oldum . yillarin ayyaslari gibi basimi , omuzum egik inanmak istedim huzur bulmak istedim yenilmek istedim toparlayip ayaklarimi beyoglunda kilisenin onunde durdum .. durdum .. durmak yetmedi icine girdim
Kiliseye gittim mum aldim elimde tuttum mumlarin onunde mumsu bir edayla bekledim uzunca... tek bir mum tek bir dilek!! Kac dakkika orada durdugumu bile bilmiyorum ..
İnan ne dilek buldum ne de beddua seninle ilgili sadece sunu dedim ...
“ Kafamdan sil onu !!!”
Ve o gun kin olmadigini hissettim . sen ,bende benim ,bilmedigim birseyleri baslattin . bu kadar sana takilmamin ,hayatimdaki her virgulde nokta gibi bitmenin sebebi buydu ;(anladim .)
Ve su yazdiklarimin hepsi sana degil aslinda kendime yaziyorum. Sayende diyorum kendime olan bitmek bilmez aska dondum .
Kadin zavalli bir yaratik ama erkek kadar kaypak degil kadin ;varligiyla tam , varligiyla muazzam ama ya erkek 2 yapsa cok bir yapsa az kaliyor kadina .
Kadinlari, erkekleri , iliskileri dusundum sessiz sessiz kavga eden ciftlerin arkalarindan yuruyup tutku dolu bagrismlarini dinledim Seks gibiydi tum o gurultulu kavgalar .. seninle kavga ettigimizde karnimdaki o hissi hala hatirladim damarlarimin nasil sistigini, nasil titredigimi , nasil kendimden gectigimi, yuzumun kirmizigiligini, nasil agladigimi, ardindan nasil boynuma sarilip birakma beni dedigini hatirladim en buharli sevismelerimizden yogundu yasadiklarimiz . senin nasil huzur dolu oldugunu hatirladim .
Kadinlari erkekleri iliskileri dusundum : bir kadin nasil kendini sevgili yaptiyordu bir erkege ve bir erkek nasil sevgilisi yapiyordu kadini kim kimi seciyordu ?
İlk hamle neydi ? ilk dokunus neyle basliyordu .
bunca zaman sevgilisiz kalmamin sebebi onca erkek ve sen ! degildin belli . birseyler yapiyordum ben . kadinlari inceledim bu yuzden her kadinin erkegi(ni)n yanindaki tavirlarini izledim . simarikliklarini , aptal oyunlarini , saclarini savururken yapilan minik hamlelerini bu muydu dedim?
Binlerce sorum vardi benim binlerce sorum hala var ...cozemiyorum .
Cozememek acitiyor beni ... bunlarca kisinin iliskisini satranc oyunu gibi hamle hamle cozerken ben hep kendime sah mat oluyordum .
Biri geliyor sevgilisiyle olan konusmasini anlatiyor oyle yoruluyorum ki dinlerken on dakikada bundan sonra neler yasayacagini , neden bu kavgaya girdiklerini cam kureden gorunuyormus gibi goruyorum benim icin ama tek bir cumle cikmiyor agzimdan biliyorum her dakikasini soylesemde ise yaramayacak ask boyle bir sey bildigin halde kabul ettigin bildigin halde israr ettigin en hastlalikli davranis birak neye yarar adim fenaya kotuye cikar.. vah vah soylemeseydin keske oyle hayirlisiyla barisirsiniz diyorum sinsice ..
Shubert dinliyorum sana yazarken .bir keman sesi var ezgide ayni ben aniden cosup sessizlesiyor sonra aralarada sesi duyuluyor ciliz ,kisik. piyano gucunu gosterdigi anda birden en kalin en huzunlu haliyle piyanoyu kesiyor . yuregim cizikler doldu ...
Parmaklarim kesiliyor klavyeden kahve icip pencereden bakmaya gidiyorum zihnim yorgun sacma sapan dusuncelerden ....
nazim hikmet -
ISTANBUL DAN MEKTUP
canım,
uzandığın yerde yazıyorum,
yorgunum pek,
aynada yüzümü gördüm, âdeta yeşil.
havalar soğuk, yaz gelmeyecek.
haftada otuz liralık odun lâzım,
başa çıkılır gibi değil.
demin, sofada iş görürken
battaniyemi aldım sırtıma.
camlar, çerçeveler kırık,
kapılar kapanmıyor.
burda barınmamız imkânsız artık,
taşınmalı,
ev yıkılacak üstümüze.
kiralarsa dehşetli pahalı.
sana bunları ne diye anlatırım?
üzüleceksin.
derdimi kime dökeyim?
kusura bakma.
isınsa, iyice ısınsa ortalık ama,
hele geceler.
bıktım usandım üşümekten.
rüyalarımda afrika'ya gidiyorum.
cezayir'deyim bir sefer.
sıcaktı.
alnımı bir kurşun deldi.
bütün kanım aktı,
ama ölmedim.
bana bir hal geldi,
çok ihtiyarladığımı hissediyorum,
-halbuki biliyorsun
henüz kırkıma basmadım-
çok ihtiyarladığımı hissediyorum,
söylüyorum da,
söyleyince de kızıyorlar,
konferans dinliyorum herkesten.
her neyse bu bahsi kapat.
filme alınmış çehof'un 'ağustosböceği'.
paris'te de göstermişler. beğenilmiş.
o zavallı hoppa kadında mı bütün kabahat?
ben doktoru hem severim,
hem affetmem eşeği.
eninde sonunda kim daha bedbaht?
kim kimin yüzünden?
paraguvay halk türkülerini çaldı radyo.
bunlar, dikenli bir yaprağın üzerine
aşkla, güneşle, insan teriyle yazılmış,
acı da, umutlu da.
bayıldım paraguvay türkülerine.
adviye'den mektup aldım,
beni çok göresi gelmiş,
beni hiç unutamıyormuş...
şaştım da kaldım.
yıllardır, sen memleketten kaçıp gittin gideli,
ne kapımı çaldı
ne bir haber yolladı hattâ,
hattâ sokakta karşılaştık,
bir bayram sabahı,
başını çevirip geçti.
en yakın arkadaştık.
ama, arkadaşlık ağaca benzer
kurudu mu
yeşermez artık.
neye yarar?
evime bile gelse şimdi,
söyleyecek lakırdım yok.
düşmanlığım da yok elbet.
otursun güle güle,
zengin bir koca bulmuş.
hastalıklı bir şeymiş adam,
manyağın biri.
halbuki adviye ne canlı kadındır.
gidip baktım oğlumuza,
pembe, kumral, uyuyor mışıl mışıl.
yorganı açılmış. örttüm.
bir kara haber de verdi bu akşam radyo:
iren jolio küri ölmüş.
daha gençti.
yıllar var
bir kitap okudumdu
ölenin anası üstüne yazılmış.
bir yerinde iki kız çocuğundan bahseder,
-satırlar gözümün önüne geldi-
sarışın iki yunan heykeli gibi, der.
işte bu çocuklardan biri öldü.
bilmem ki nasıl anlatsam,
büyük bilgin, büyük adam,
ama şimdi lösemiden ölen
o sarışın kız çocuğu da.
bu ölüm bana çok dokundu.
iren jolio küri için
ağladım bu akşam.
ne tuhaf.
iren, deselerdi, iren,
öldüğün zaman,
deselerdi.
istanbullu bir kadın,
hem de hiç tanımadığın,
ağlayacak arkandan,
deselerdi,
şaşardı.
kocası geldi aklıma,
bir mektup yazsam,
başsağlığı dilesem
diye düşündüm.
adresini bilmiyorum ama.
paris, frederik jolio küri, desem,
gider miydi?
bir de fıransız yazarı öldü,
gazetede okudum.
adını bile duymamışsındır.
çok ihtiyardı zaten,
üstelik de egoist,
sinik,
cenabet herifin biri.
her şeyle alay etmiş ömrü boyunca,
hiçbir şeyi, hiç kimseyi sevmemiş,
bir köpeklerle kedileri,
ama yalnız kendininkileri.
mülakat vermiş ölmeden birkaç gün önce,
ölümü alaya alıyor aklınca,
ama belli dehşetli de korkuyor.
resmi de var,
büyük annemizi erkek yap,
tepesine bir takke koy,
işte herif.
korkunç bir yalnızlık içinde
sıska bir ihtiyar.
ona da acıdım.
belki büyük annemize benzediğinden,
belki de yalnızlığına.
acıdım,
ama aynı acıma değil elbet,
acıyorsun iren küri'ye,
çocuklarını düşünüyorsun, kocasını,
ama daha çok dünyaya acıyorsun
büyük bir insan öldü diye.
sana bir müjdem var:
okumayı öğreniyor tembel oğlun,
epeyi söktü kerata:
tut, koş, kitap, kalem çanta...
mükemmel değil mi?
her harfi bir şeye benzetiyor:
a bir evmiş,
b göbekli bir adam,
t bir keser.
ödüm kopuyor tembel olacak diye.
hep ona iş yaptırmak istiyorum.
kız olsaydı kolaydı.
kadınların her yaşta her iş gelir elinden.
ama beş yaşında bir oğlan
ne becerebilir?
ah bir ısınsa havalar...
isınacak.
uzadıkça uzadı mektubum.
kendine iyi bak,
bana hemen cevap ver,
beni unutma.
bana hemen cevap ver.
akıllıdır münevver,
nasıl olsa, ne yapıp eder,
falan filân diye kendini avutma.
sensiz perişanım.
beni unutma.
kendine iyi bak.
gözlerinden öperim canım.
güzel geceler.
kendine iyi bak.
bana hemen cevap ver,
dertlerimi aklında tutma,
unut,
beni unutma...
1956
vizon tele --
hewara gule
-yazarım sana
-yazma.. o zaman bekliyor insan. e buraya cok az insan geliyor, cok insan gidiyor. kalan da bekliyor ama bazen cok uzun bekliyor. yani hani mesela zannediyorsun ki bir yoldan birisi gelecek , bos uzun bir yol, devamlı ona bakıyorsun.. sonra kimse gelmiyor. yazma onun için.
-ben seni hiç unutmayacağım
Yorum Gönder