Salı, Haziran 01, 2010

tanrının yaptığı tüm sınavlardan kaldım

Tanrının yaptığı bütün sınavlarından kaldım




Sene 2008 ‘in son günleri .. işten eve yürüyorum hem de metro da..

taksim çıkışına doğru merdivenlerden gün ışığına bakıyorum .

Ohh! dedim araba yok ne güzel şey yürümek .. ne zamandır yürümüyorum 4 kilomu da vermişim .güzelim , gencim yürürken sivri topuklarım yerde ses yapıyor. Hayatımda ki her şey ilk defa yerine oturmuş ben ittirmeden ilerliyor. bir daha yıkılmam başıma artık bir şey gelmez, aile , seks, iş, başarı , para , sağlık tam istediğim gibi üstelik daha ne ister daha ne olur ki hayatta gülüyorum kendi kendime telefonumdaki mesajlara dönüyorum .

Eve geldim. Oturdum ojelerimle oynadım .bir telefon geldi . ojeleri elimde unuttum ve 2009 boyadı ellerimi en kara renkleriyle . o yolda düşündüğüm şeyleri hatırlamam tam olarak bugünlere denk düşüyor ki ne düşündüysem silindi birer birer. tam 1 sene geçmiş. Bir insan hayatım da daha ne yaşayabilir diye sorarken kendine 2-3 tokatla yaşamadığı ,yaşayamayacağı şeyleri asla olmaz dediği şeyleri hayat şaaak ! diye yüzüne vuruyor. Üstelik izi kalıyor yüzünüzde .


Eskisi değilsiniz ama yenisi de değilsiniz. Uzaktan bakıyorsunuz kendinize başkaları olgunluk büyüme , değişim diyor siz bir sınavdan kalmış gibi hissediyorsunuz .

Bir sınav olmuş ve hepsini yanıtlamış olsanız dahi kağıdın üzerinde 0 yazıyor . Dururum , geçerim  nedir ki dediğiniz  tüm soruların cevapları değişmiş  nasıl yapamadığınıza şaşırıyorsunuz. dahası cevapların değişikliğine mi yapamadığınıza mı   kızdığınızı anlayamıyorsunuz.


Dahası kaldığım her sınavdan sonra çirkinleşiyorum, sıkıcı oluyorum ...

Kaybettikçe neşenizi , güzelliğinizi dahası gözünüzün içindeki ışıltıyı kaybediyorsunuz . dışarısı daha da silik oluyor artık. Hayata yeniliyorsunuz tipik oluyorsunuz .kötü olan taraf tipik olduğunuzu dışarıdan görüyorsunuz .



O kadar çok şey oluyor ki bazen , anlam vermesi imkansız . aşık olmayacağım derken aşık oluyorsunuz ayrılacağım derken bağlanıyorsunuz , bir şeylere inat eder gibi tutuyor sizi bir şeyler .değer verdiğiniz şeyleri çöpe atıyorsunuz .

tanrı ya da her ne haltsa sizi sınıyor . sınanıyorsunuz hayatta . yapmam dediklerinizi bir başkası için ya da kendiniz için yapıyorsunuz ama sonunda yapıyorsunuz

Kaderi , tesadüfleri , yazgıyı düşünüyorsunuz. Sanki ölmek için yaşamıyoruz da olmanız gereken kişi olabilmeniz için hayat size yol seçiyor gibi. Başımıza gelen son ölüm değil

Ellimizde , otuzumuzda neyse artık mevcut aldığımız son hal ki ben ona “ ölüm “ diyorum .

Kendime bakıyorum : ölümüme az kalmış çocukluğumla şu an ki halim tersimi düzüme çevirmişler sanki . kim bilir kaç mil uzakta çocukluğum ?

Tanrı sınavlar yapıyor bazımız geçiyor ve hep aynı insan diyoruz kimimiz değişiyor ölüme yakın duruyor .