Cumartesi, Nisan 25, 2020

değişmeyen tek şey değişimdir

Hayatımın en sakin ve durağan dönemlerini geçiriyor sanırken yeni istifa ettiğimi ,hatta daha yeni bir ülkeden bir ülkeye hayat yenilediğimi, bilmem kaçıncı kez taşındığımı ,taşındığım evdeki eşyaları kaçıncı kez yer değiştirdiğimi, fark ettim. böyle bakıldığında Değişken yapıda olduğum sanılıyor ama aslında o kadar çok değişince hayat,- değişkenlik- belli bir zaman sonra “düzenli” bir hayat oluyor. Arkanızdan ” amaan nasılsa 1 yıl sonra taşınır ,başka bir işe başlar “ gibi cümleler söylendiğinde ani aldığınız sandığınız kararların aslında herkes tarafından bilinebildiği sizi şaşırtır. çünkü düzenli- rutin yaşama korkunuz aslında düzenli değişkenlikle değişik bir açıdan hayatınız olmuştur. Sonra düşünüyorsunuz , sorun sizde mi?

Zamanın borderline , depresyon , panik atak , melankolik nevroz , değişken ruh,manik depresif gibi hastalıkların mucidi sebebi tek başına elbette siz değilsiniz. Etrafınızda sorduğunuz sorulara sizinle birlikte” evet yaa “diyen bir çok kişi varken, aynı hayatın değişik paralellerinde yaşayan kişilerin gözünde sizi farklı kılan ; “sadece keşke yapabilseydim” dediği şeyi yapabilmenizdir. Sizin kaybettiğiniz taraf ise şu oluyor :

Onlar düşünerek sonuçları görebiliyorken sizde bitmek bilmez bir deneme –yanılma psikolojisi hakim olduğundan maalesef hayatınızda süreklilik arz ediyor Bu öğrenme biçimi sonucu bilseniz dahi kanınıza işlediğinden anlık mutluluk ve huzur oyununda kazanırken bütünde kaybediyorsunuz. Ve düşündünüzde nedir ki sizi değiştiren diyebilirsiniz .baktığınızda hepsi gündelik hayat! Şimdi aşağıda okuyacağınız . Her ne kadar cosmopolıtan kadın dergisi yazısı gibi dursa da, hayat çoğu kez bu med cezirler üzerinde gidip gelmeleriyle sinir bozucudur . çünkü psikoloji de çatışma- çatışma olarak anlatılan bu rahatsızlıklar bazen karakterinize yapışıyor.buyrun test edin :

Hayatınızda her şeyi değiştirmek istediğiniz anlar oldu mu?
Hamamda 40 tas su dökünüp dualar ettikten hemen sonra ilk gördüğünüze göz kırptınız mı ? Her gün işten eve , evden işe giderken ne biçim hayat lan bu !el alem ne biçim yaşıyor dediniz mi ?
kaçınız”sahil kasabasında yaşamak vardı be “ dedi bilmiyorum İçinizden söylediğiniz,herhangi bir şeyi aniden aşka gelip yapanlardan mısınız ? yoksa son anda bir kanser tanısı konulmasını ve “ölmeden önce yapacaklarım listesi”ni cepten çıkaracaklardan mısınız? “
ya biz böyle güzeliz “diyerek -koltuk tv kumanda - üçlemesi arasında mı yaşıyor musunuz?
kaç kere yeni bir hayat kurmak istediniz? ...
Her şey düzgün giderken iş ,aile ,sevgili derken aniden tek bir çizgi çektiniz kaderinize?
“nesef alamıyorum “ dediğiniz zamanlar çoğalınca kendinizi tekelleştirdiniz mi? ?
Saçınızın rengi modeli en güzel halindeyken değiştirme ihtiyacı hissettiniz mi?
Mesleğinizin zirvesine yeni varmışken hatta maaşınıza yeni zam almışken işten ayrılmak istediniz mi?
Her şeyi silip yeni bir hayat kurmak için eski hayatınızı yerle bir ederek bir hayat bozdunuz mu ?
Hayatınıza devamlı Restart yapanlardan mısınız? devamlı taşınan, evin içinde eşyaları değiştiren, arkadaşlarını değiştiren, sürekli girdiğiniz, internet sayfalarından sıkılıp bir anda “ log out “ tuşuna bastınız mı ?aman burası çok baydı.
insanlar bir tuhaf diyerek devamlı gezdiğiniz sayfalara burun kıvırdınız mı?
Kıyafet tarzınızı, dinlediğiniz müzikleri yenilediğiniz oldu mu?
Münzevi hayata mı daldınız, yoksa kendinizi sağa sola 3-4 beden büyük mü gösterdiniz?
“Seks her şeydir” mi dediniz yoksa “seks hiç bir şeydir diyerek sessiz yol mu aldınız?
bir gece de birine gönül verdiniz mi? yoksa yıllarca bir aşkın peşinden mi koştunuz? ya da her önünüze gelene hayatımda senden önce kimse yokmuş diyerek Türk filmleri replikleri mi yaşadınız?
Hiç düşünmeden bilerek kalp kırdınız mı? ya da sırf mutlu olsunlar diye bir aşk kurtardınız mı? Yoksa Denize attığınız iyilikleri bulmak için dalış yapanlardan mısınız?
Stres atmak için yalnız kalmak istiyorum diyip niye yalnızım diye ağlayanlardan mısınız?
Fight club vari bir evin taksitlerine girip sonra evinizi yakmak isteyenlerden misiniz?
Sigarayı kahveyi, sevgiliyi, bir şehri, kolayı, içkiyi bırakıp geri döndünüz mü?
Düşünüyorum da tek başıma değilim
Yukarıdaki soruların 6 sına evet diyorsanız a grubu insanınız vs. gıbı anket sonuçları bekleyenler başka bloga baksın.
Şimdilik bu kadar


tahinpekmez /30 ekim 2007

mektup















okudum son cumlelerin yankinlandi duvarsi beynimde korkunc bir hisle yandi (anladim )sevgi ask degil sana hissettiklerim । hissettigim seyler sonra sonra degisen kucuk kiz cocugunun simarik istekleriydi hep...hep ve yine gec anladim .
her ne kadar kucuk simarik bir kiz cocugu olsada icimde , bir anda suratina tokat atan yasli menapozlu bir kadin duruyor karsisinda। yanaginda biraktigi bes parmak izine bakmadan TOPLAN !!!! diyor daha da bagirarak . (anladim diyorum sana )

cunku anlamaya cok ugrastim ...
sana gelirken binlerce “ben ”le , binlerce farkli insanla tartisip geliyorum beynimde . anlamak zorundaydim.. bildim ve bildiklerimi unutarak geldim
oysa yanindayken akvaryumun icindeki nefes almasini beceremeyen balik kiziyim . yaklastikca yanima ,su yuzune cikmak istiyorum ayaklarimi sallayarak. sonra bir anda anliyorum ...ayak dediklerim aslinda solungaclarim . yigiliyorum bir yosunlu tasin ustune agliyorum gozyasim karisiyor akvaryumun suyuna gozyasimda kirleniyorum. .
sen anlamiyorsun ama ben biliyorum .ben biliyorum sana gelirken bu sonsuz ikilemleri celiskileri ,icice giren birbirinden bagimsiz paralel dusunelerimin nerede birlestigini ...
sesim kisiliyor.. nefes alamiyorum...susuyorsun diyorsun hep.. tum gevezeligimde dahi suskundum cunku ...hic birsey anlatmadim ben sana
hirsim icinde seni bulmaya calisiyordum sadece... bilemeyecegin bir yaris icine girdim ben seninle . ve neden oldugunu bilemedigim sebepler vardi .Sebeplerimi sende(!) bulurum sandim .
yazmaya basladim . uzun cumleler kurdum bildigin birkac yuz kelimeden olusan bir anda sildim hepsini . gereksizdi cunku .

Degildi !. yazmak istedigim seyler...hic biri onlar degildi .

..........................

yazamadigimi farkettim sana . gomuldu harfler klavyenin icine . guldum ....kalem kagitla daha kolaydi sanki . teknoloji milenyum devri derken dustugum su caresizlige bak .
hayati kolaylastiyordu ama yazmayi da kolaylastiriyor muydu ? oysa dusunmeyi daha da zorlastiriyordu klavye basinda oturmak .
milyonlarca insana bir ekran kadar uzaktim milyonlarca iliskiye bir harf, bir selam diyecek kadar yakin .
siirler okudum insanlarin siir anlayislarina baktim , (anladim ...)
ironikti herkes . herkes binbir kelime icine saklamisti duygularini ...ben yuregimi actim ne hissettimse tek kelimeyle yazdim sana (sanirim )...
...............
yillar var biliyorsun etrafta divane dolanisim ama ne istedigimi su gibi biliyorum artik .
Ve simdi bilgisayarimin basina gectim . umarsizca yazmaya basladim( anladim .)
Yazmamanin bende imkansiz oldugunu . her gun dolmusta yatakta , toplanti basindayken neler dusundugumu hatirladim . neler yazmak istedigimi .

Ve simdi yillardir hapishanede kadina muhtac erkek gibi isiriyorum kagidin kelimelerin omuzunu , dudaklarina saldiriyorum cumlelerin , icine girip girip cikiyorum bakir dusuncelerin . kendi beynimde kendi fikrimin irzina geciyorum defalarca . dusunceler yorgun ve islak
Oyle bir his ki bu defalarca zevkten bosaliyormus gibi yazdikca yazasim geliyor.
Geliyor geliyor .. geliyorum . A4 ekraninda bir klavyede orgazm oluyorum ve sadece yazdigim icin ...
Ne yazdigim ne onemi yokken ustelik.
Bir anda akan, kapatilmisda saliverilmis baraj suyuyum .Sikismisim megerse yillarca.... duvari asindirmisim carparak. Simdi ... simdi patlayan ve nereye akacagini sasirmis su kutlesiyim dagiliyorum her yana .. ve onumde ne varsa alip goturuyorum kendimle beraber . ve isik saciyorum enerjim ondan olsa gerek .

Saatlerce gunlerce yazabilecekmisim gibi yazdiklarim okunacakmis gibi okunanlar sevilecekmis gibi mutluyum . gozlerim kisik .
Gozlerim de bir isik parmaklarim durmuyor parmaklarim ilk defa tum harflerin yerini buluyor hizla . her harf parmaklarimin ucuna yapisiyor sanki beni yaz der gibi hizla geliyor parmaklarimin onune , karinca gibi gorunyor su an ellerim siyah klavyemin ustunde ....