Geldiğinde kolunda hüzün vardı
Dudaklarında karadutÖpemeden yol aldın
Benden uzaklarına
Sonsuz diplerden bir adım uzaktayım sandım ne zamandır . oysa tam açıklarımdayım hayatımın . hayatımın her şeyini görecek kadar açıldım üstelik. Bir balıkçı edasıyla sakinim .
Kendime öğütler verecek kadar büyüdüm . kendime öğütler verecek kadar yalnız
Güçlendim yıllardır. Bir “Tatlı Betüş “yaratayım derken binlerce Tatlı Betüş ü yarattım etrafımda. Kim, kim artık bilmiyorum ?
Terk edildim! sözlü değil , bir kişi değil herkes tarafından terk edildim .üstelik hepsi terk etmemek için yalvardı bana .. istemedim ..”.kimseyi istememek(!)” ne kadar kötü biliyor musun ? acı değil, acınası değil, “kötü “bir his tamamen ... boştasın .. hayatını yargılıyorsun
Gittim ama
Bak yalnızım şimdi ...
Elimde kırmızı şarap ...
Tadı karadut ...
Ellerim donup kalıyor günlerdir klavyemin üstünde ...sadece klavye de değil kâğıtla kalemin , erkeklerin ellerinde , telefonun tuşlarında...
Ellerim soğuk buz gibi ve kendime hiç yakın olmadığım kadar yakınım . nefesimi hissedecek , kendi sesimi içimde duyacak kadar yüz yüzeyim kendimle ... ve tüm çıplaklığımla ..
Sana yazacağım diğer mektuplarımı düşünüyorum. Bütün mektuplarım böyle olacak hepsinin tek öznesi var “ ben “ !
Seninle ilgili bir şey yazamam. hiç benim olmadın çünkü. Hiç sana dokunmadım teninden ve cinsel uzuvların dışında . nefes alışlarını her duyduğumda ritmik bir böğürtüden başka bir şey değildi . sana dokunmadım hiç. hatta seni görmedim ben .
Senin hakkında yazamam çünkü sen tüketiyorsun her şeyi kendinle. Yattığın yatağının yanında bir tas içinde çakıl taşları vardı .hepsi fildişi rengiydi ama içinde parlak bir kahverengi taş, en cılız, en karamsar , en çirkin haliyle üstte duruyordu. Sen yatarken tuttum elimde . sıcacıktı .
Kahverengiydi ama elimde ısındı . elimi ısıttı .belki bana benzediğinden belki yanındaki duruşundan belki tek başına bir kahverengi oluşundan, sana ait değil dedim kalktım yerimden . Kanadı kırılmış kuşu yerden kaldırır gibi ,yavaşça kaldırıp çantama, en gizli bölmesine koydum .Aklım taşta atıyordu . kalbim taşla beraber .duramadım odanda o taş benimdi artık ve bizim o odada en çıplak halimizle işimiz yoktu . giyinmemle kaçmam bir oldu evinden . ufak bir çakıl taşı değil bir külçe altın taşı çalmıştım sanki senden . çaldığım bir taş değil kendimi kopardım yerinden .
Günlerce o taşı , hiç çıkarmadan cebimden , orada durduğundan şüpheli bekledim .
Ve sen de Aramadın. anladım ki çalıp getirdiğim şey seninle aramazdaki şey(!) di.
Sıfatlandıramadığım adlandıramadığım bir ilişkinin sembolü bir sürü krem rengi taşın arasında duran kahverengi, yalnız bir çakıl taşıydı . kahverengi kadar siliktim . kahverengi kadar iç sıkıcı . kimbilir o beyazımsı taşların ne güzel hikayeleri vardı o tasın içinde ben hikayesizdim ve çaldım kendimi o tasın o parlak hikâyelerin ardından kimse beni farketmeden ...
Giderken sustum
Biliyordum konuşursam
Hiç bir şey diyemeyeceğim
Demezsem eğer, sen de susacaksın
Ve Giderken sustuk beraber


14 yorum:
bir kutunun içinde.
sen var, ben var.
üzerinde marker kalemle,
"kırılacak eşyalar."
bir kutunun içinde sen var, ben var.
üzerinde marker kalemle
"kırılacak eşyalar."
yazmıyor musun?
insan yazmadan durabilir mi ?
durursa ne yapar diyenlerdenim
peki ya sen ?
siliyorum.
sen, yaziyorsun fakat okutmuyorsun. buralara yazmayacak misin?
ben neyi okutmuyorum ?
ben de sen yazmıyorsun sanıyorum buralara yazmayacaksından kastın
nedır anlamadım ama yazmak istiyorum en kısa zamanda :)))sen neden
yazmıyorsun
( mütemadiyen sacmalıyorum )
yazıyorum yazıyorsun yazıyor yazıyoruz yazıyorsaunuz yazıyorlar ....
e yazıyorum dedin yine yazmadın,ben anlamadım bişey
yazamıyordum çünkü şifremi kaybetmiştim:)
hayat öle garip ki aniden ne yazdığını bile unutuyor insan
tamam şimdi bulduğuna göre yaz yeniden okuyalm bizde
kendimi çocukken babamın herkesin içinde hadı kızım
2*2
7*9 gıbı carpma tablosunu sorar gıbı hıssettım sımdı gonderecegım seylerı gonderırken zorlanırım :)
bir de biz dıuyorsun yogun bır fan grubu mudur nedir ?
özel bi grubu kastetmedim
bende bır an heyecan yaptım :)
Yorum Gönder